14 Şubat 2014 Cuma

ONDOKUZ MAYIS ULUSLARARASI GENÇLİK OLİMPİYATI
18 Mayıs 2008 Pazar
                                                                                                                             Dr. Fahri Sakal

     Ondokuz Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı Türkiye için olduğundan daha fazla Samsun için önemlidir. Bu milli gün bazen törenlere katılan kızların kıyafeti tartışmalarına vesile olmuş, bazen gündelik hesapların ve ideolojik çıkarların gerçekleştirilmesine yarayacak bir araca dönüştürülmeye çalışılmıştır. Hâlbuki bu tarihi günü Türkiye kutlarken hem Atatürk"ü ve 19 Mayıs 1919 tarihinin anlam ve önemini anıp gençliğe öğretmeli, hem de bu bayramı siyasi, kültürel, iktisadi vs sahalarda Türkiye"nin gelişmesini ve demokrasisinin çağdaşlaşmasını temin edecek bir manivela, bir itici güç olarak kullanmalıdır. Hatta bu tarihi gün Türkiye"nin ve Atatürk"ün  dünyada daha iyi tanınmasına yarayacak bir vesile olmalı.
      Bunlar nasıl olacak? Daha önce bir sempozyum bildirisi ve bir de makale olarak bu konuda tekliflerimizi kamuoyuna sunmuştuk. Ne hikmetse kılıcından kan damlayan dehşetli Atatürkçülerimiz o fikirlerimizi hiç duymadı. Kendileri de böyle yapıcı fikirler geliştirmediler. Zaten ideolojilere angaje olanlar fikir geliştiremezler. Onlar sloganlarla hayatı yönlendirirler ve sloganın girdiği yerden de ilim, fikir ve ciddiyet çıkar. (Biz böylelere “homoideolojikus” diyoruz.)
      Gelelim 19 Mayıs"ın kutlanmasına dair alternatif fikrimize: Bu bayramın adı ve kutlanmasına dair uygulamaların mahiyeti bakanlar kurulu kararı ile değiştirilerek, 19 Mayıs Uluslararası Gençlik Olimpiyadı"na dönüştürülmelidir. Türk Gençliği dünya gençliği ile her yıl 19 Mayıs günü başlayan ve on beş gün süren bir olimpiyatta yarışmalıdır. Bilim, kültür, sanat ve sporun tüm dallarında yarışmalar yapılmalı; kazananlara her dalda Atatürk Gençlik Ödülü verilmelidir. Tabii bu yarışmalar muhakkak Samsun"da yapılmalıdır. Hem Türkiye hem de Samsun"umuz bu arada tanıtılmış ve döviz kazanmış olacaktır. Bu günümüz bir gençlik olimpiyadına dönüşürse, hem tanıtım için, hem milli değerlerimiz için emsalsiz ve benzersiz bir fırsata dönüşecek; Türk gençliği de her alanda dünya gençliği karşısında her yıl gelişmişlik seviyesini test edeceğinden yeni yıllarda eksiğini fark etmiş olarak daha iyi hazırlık yapacaktır. Böylece Atatürk"ün bahsettiği “muasır medeniyet seviyesi”ne doğru gerçek bir koşu, bilim olimiyadı, sanat yarışmaları ve sportif müsabakalarla başlamış olacaktır.
      Herhalde Atatürk adının böyle cihanşümul bir etkinlikle anılmasını isterdi. Darbeci, cuntacı, demokrasi karşıtı, komünist eskisi ve yeni nazionalist (Nazi buradan gelmedir ve “ulusalcı” demektir.) karanlık emellere alet edilmesini istemezdi. Bugün Atatürkçülük  maalesef böyle ideolojik hesaplara, antidemokratik ve çağdışı çirkefliklere bir kılıfa dönüştürülmekte; en çok istismar edilen değer halini alma tehlikesine maruz kalmaktadır. Bir İstanbul gazetesinin1987 yılında bir yıl boyu haber ve yorumlarında 240 defa “Türkiye halkları” ifadesi geçerken son yıllarda o malum ifade hiç görülmemiştir. Ama sözde o zaman da şimdi de Atatürkçü yayın yapmaktadırlar. Sizce bir değişim bu kadar hızlı olabilir mi? Hepsi birden nasıl değişebilir. Üstelik değişmediklerini biliyoruz. İçlerinde değişen biri var ve bugün değiştiğine dair yazıları başka bir gazetede yazıyor ve birilerini bayağı “kızdırıyor”.
      Gelin Atatürk"ü yukarıda teklif ettiğim fikri daha da geliştirip ona göre analım, Samsun"umuzu dünya gençlik merkezine dönüştürelim ve Mandela gibilerin bile reddettiği Atatürk ödülünü dünya gençliği ile paylaşalım ve Atatürk"ü eski komünistlerin ve yeni faşistlerin istismarından kurtaralım.
Milli Bayramlar ve Atatürk böyle anılır, böyle kutlanır. Hem milli çizgide bayramını kutlarsın, hem de bunu siyasi ve iktisadi yarar-kazanç fırsatına dönüştürürsün.
      Son olarak tekliflerden bir ayrıntı, 18 Mayıs"ta Sinop"tan başlayıp Samsun"da bitecek bir yat yarışı; 19 Mayıs"ta Samsun"dan başlayıp Erzurum"da bitecek bir bisiklet yarışı ve Ladik Akdağ"da dağcılık müsabakaları da düşünülmelidir. Tabii bunlar liseli öğrencilere mahsus yarışmalar olmalıdır.
     Haydi Samsun, haydi sayın vali, haydi hükümet… Bunları başarabiliriz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder